CHP Turgutlu İlçe Başkanı Vahit Doğrucu:“Çaldağı’ndaki şirketin de faaliyeti durdurulmalıdır”
Turgutlu CHP İlçe Başkanı Doğrucu, Finlandiya’daki Talvivaara maden işletmesinin faaliyetinin durdurulmasının Çaldağı’ndaki maden işletmesinin de kapatılmasına bir emsal teşkil ettiğini söyledi.
Çaldağı’ndaki VTG Madencilik tarafından uygulayacakları madencilik yöntemi için bir örnek diye gösterilen Finlandiya’daki Talvivaara maden işletmesinin uzun süreli olarak faaliyetinin durdurularak kapatılmasının ardından VTG Madencilik’e yönelik tepkiler durmuyor. Önceki hafta sonunda Turgutlu Çevre Platformu’nun Talviaara maden şirketinin kapatıldığına ilişkin açıklaması geniş yankı uyandırmıştı. Konu ile ilgili açıklamalara CHP İlçe Başkanı Vahit Doğrucu da “Çaldağı’ndaki maden işletmesi için de yetkililerden aynı davranışı bekliyoruz” sözleri ile katıldı.
CHP İlçe Başkanı Vahit Doğrucu, Çaldağı’nda uygulanmak istenen madencilik yöntemine dünyanın hiçbir ülkesinde izin verilmediğinin yıllardan beri bilinen bir gerçek olduğunu vurgulayarak, sözlerine şöyle devam etti: “Ama Sardes şirketinin satılmasından sonra Çaldağı’ndaki tesisleri devralan yeni şirket, bu gerçeği gözlerden kaçırabilmek için uygulayacakları proje için dünyadan en iyi örnek diye Finlandiya’dan Talvivaara maden şirketini bir örnek gösterip böylece vatandaşı kandırmayı denedi. Ama yine kandıramadılar. Finlandiya’daki bir maden işletmesinin faaliyetinin durdurulması pek çok açıdan anlamlıdır.”
CHP İlçe Başkanı Vahit Doğrucu, konu hakkındaki açıklamasında şunlara değindi: “İlk olarak bu maden işletmesinde Çaldağı’nda yapılmak istendiği gibi sülfürik asit kullanılması söz konusu bile değil. Araştırmalara göre burada sülfürik asit yerine bir bakteri türü kullanıyor. Ama bu bile ciddi çevre tahribatı yapıyor. Proses havuzundaki sızıntı uzun süredir engellenemiyor. Sonunda madenin faaliyetini durdurmak zorunda kaldılar. İkinci ve en önemli olan konu ise, maden şirketine karşı bu müdahaleyi yapan ve şirketin faaliyetini durduranın Finlandiya hükümeti ve ilgili bakanlığın olması. Bizde Çevre ve Orman bakanlıkları yok mu? Eğer varsa Çaldağı’ndaki katliama nasıl göz yumabiliyorlar? Verilen ÇED raporunun bilimsel verilere dayanmadığı da kanıtlanmışken ve Çaldağı’ndaki maden işletmesinin faaliyete geçmesi halinde yaratacağı çevre felaketinin ciddiliği hakkında onlarca bilim adamının raporu varken, hala ne bekliyorlar? Uyanmaları için ille de bir felaketin yaşanması mı lazım? İşte Avrupa’da bu işlerin nasıl olduğu görülüyor. Önceki Çevre Bakanı Osman Pepe’nin söyledikleri de biliniyor. Eski Bakan Pepe, “Çevreye saygılı olmadıklarını gördüğüm için ben bu madencilik için izin vermedim” demişti, ama koltuğundan oldu. Çevre ve Orman bakanlıkları Avrupa’da görevlerini yapıyor da Türkiye’de neden yapamıyor?”
CHP İlçe Başkanı Doğrucu, Finlandiya’daki Talvivaara maden işletmesinin faaliyetinin durdurulmasının Çaldağı’ndaki maden işletmesinin de kapatılmasına bir emsal teşkil ettiğini de vurgulayarak, sözlerini şöyle tamamladı: “Yetkililerin artık bir işe dur deme zamanı gelmiştir. Finlandiya’daki işletmenin kapatılması, aynı zamanda Çaldağı’ndaki madencilik projesinin dünyada bir örneğinin olmadığını da ispatlamaktadır. Dünyada hiçbir ülkede, hiçbir hükümetin izin vermediği böyle bir madenciliğe Türkiye’de neden hala göz yumuluyor? Bunun mantığı nedir? Kaldı ki bu maden işletmesinden ülkemize hiçbir getiri olmayacağı da bellidir. Dünyanın en bereketli topraklarını kaybetme pahasına böyle bir madenciliğe izin verilemez. Yaşanacak çevre katliamına sessiz kalınamaz. Finlandiya örneğinden sonra yetkilileri Çaldağı’ndaki işletmenin durdurulması için göreve davet ediyoruz” dedi.
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.