30 Mart 2015 - 7:46 'de eklendi ve kez görüntülendi.
İşverenler, bazen işçilerine boş senet imzalatmaktadırlar. Bunun bir çok nedeni olabilmektedir. Örneğin; işçiye mal teslimi nedeniyle kendisini güvenceye almaya çalışmak, işçinin 3. kişilere, işyerinin araçlarına verebileceği zararlara karşı kendini güvence altına almak olabildiği gibi bazen de tamamen kötü niyetli olarak işçinin işten ayrıldıktan-çıkarıldıktan sonra işçilik alacaklarına ilişkin herhangi bir talepte bulunmasını engelleme aracı olarak kullanılabilmektedir.
İşverenin işçisinden senet alması uygulamasına bazı meslek gruplarında daha sık rastlanabilmektedir. Özellikle satış temsilciliği yapanlar, pazarlamacılar, nakliye işiyle uğraşanlar, yapmış olduğu iş gereği kendisine araç ve/veya şirket ürünleri teslim edilenler vb. meslek gruplarında senet alınması sıkça rastlanmaktadır. Bazen de iş kolu ile sınırlı olmamakla birlikte bazı işyerlerinde işverenin kendisince, sırf işçilerin işten ayrıldıktan sonra İş Kanundan doğan haklarını talep etmesinin önüne geçebilecek bir tehdit unsuru olarak kullanılmak üzere senet alınması adeta bir işyeri uygulaması haline getirilmektedir.
Peki işçi teminat senedini imzalamaktan kaçınabilir mi?
İşçinin senedi imzalama yükümlülüğü yoktur. İsterse imzalamaktan kaçınabilir. Ancak bu durumda ise uygulamada işten çıkarılma tehdidi ile karşı karşıya kalabilmektedir. Peki işçi imzalamak istemezse ve imzaya zorlanırsa ne yapabilir? İşte bu durumda işçi, teminat senedi imzalamaya zorlanması nedeni ile iş akdini haklı sebeple feshedebilir.
İşçiden teminat senedi alınmaya çalışılmasına ilişkin olarak Yargıtayın ele aldığı bir olayda, işyerinde 10 yıldır satış temsilcisi olarak çalışan işçiden işvereni 25.000 TL bedelli senet almak istemiştir. İşçi de bunun üzerine imzaya zorlama nedeniyle iş akdini feshetmiştir. Ardından da kıdem ve ihbar tazminatının işverenince ödenmemesi nedeniyle işvereni aleyhine söz konusu işçilik alacaklarının tahsili için dava açmıştır. Yargıtay önüne gelen uyuşmazlıkta Yargıtay 9. H.D. 2010/5837 E. , 2012/12625 K. sayılı ve 12.04.2012 tarihli kararında; “… davacının işveren tarafından teminat senedi istenmesi üzerine iş akdini haklı nedenle feshettiği anlaşıldığından kıdem tazminatına hükmedilmesi yerindeyse de, iş akdini haklı nedenle fesheden işçinin ihbar tazminatı talebinin haklı olmadığı anlaşıldığından, ihbar tazminatına hükmedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. ” şeklinde hüküm kurmuştur. Görüldüğü üzere Yargıtay, işverence, işçiden senet alınmak istenmesini işçi açısından haklı fesih nedeni saymıştır. İhbar tazminatı talebi ise koşulları oluşmadığı için verilmemiştir.
Yukarıda bahsettiğimiz üzere işverence, işçinin iş akdi, sırf senet işçi tarafından imzalanmadığı için sona erdirilmiş olsaydı bu takdirde işçi hem kıdem hem de ihbar tazminatına hak kazanabilirdi(İhbar tazminatına hak kazanmaya ilişkin konu geniş kapsamlı olduğu için başka bir yazıda ele almak üzere burada detayına girmiyorum.).
İşçi senedi imzaladığı takdirde ne gibi sonuçlarla karşılaşabilir?
İşçi senedi imzaladığı takdirde icra takipleriyle karşılaşabilir, söz konusu icra takiplerinden ve borçlardan kurtulmak için dava süreçlerine girişmek zorunda kalabilir. Yerine göre, işverence, işten çıkmasını veya işten çıksa da İş Kanundan doğan hak ve alacaklarını almasını engellemek amacıyla tehdit unsuru olarak işçiye karşı kullanılabilir. Bazen ise işverence sadece kendini güvenceye almak amaçlı olarak alınabilir ve işçinin kendisinden kaynaklı bir zarar söz konusu olmadıkça hiç kullanılmaya da bilir.
Takip eden yazımızda konuya ilişkin açıklarımıza kaldığımız yerden devam edeceğiz.
Av. Erdoğan KAYA
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.