25 Ocak 2016 - 16:11 'de eklendi ve kez görüntülendi.
İzmir ile Manisa’nın sınırlarının birleştiği noktada, Yamanlar Dağının eşsiz güzelliği ile ziyaretçilerini bekleyen bir krater gölü olan Karagöl her mevsim farklı ziyaretçileri kendisine çekiyor.
35 dekarlık bir alanda yer alan krater gölü Karagöl, içinde yüzen ördek ve kazlarıyla, etrafını saran söğüt ve çam ağaçlarıyla şehrin stresini atmak isteyenlere alternatif bir yer sunuyor. İzmir ve Manisa’dan ağırlıklı olarak gelen günü birlik ziyaretçilerin yer aldığı Karagöl, ayrıca hem ülkemizden hem de yabancı ülkelerden de çok sayıda profesyonel ve amatör fotoğraf sanatçısını ağırlamakta.
TURGUTLU’YA 60 KİLOMETRE UZAKLIKTA
Aileniz birlikte gidip huzurlu bir şekilde zaman geçirebileceğiniz Karagöl’e Turgutlu’dan gitmek isteyenler İzmir’den ya da Manisa üzerinden ulaşabiliyorlar. Turgutlu’ya ortalama 60 kilometre mesafede bulunan Karagöl mesire alanı çevresinde ki doğal oluşumlar ve doğal güzellikler de dikkatleri çekiyor. Yamanlar dağının zirvesine adım adım çıkıldıkça karşınıza çıkan akarsular, küçük şelaleler ve yeşilin bin bir tonu herkesi mest ederken, bazı noktalarda yer alan seyir tepelerinde de İzmir’i seyretmeniz mümkün oluyor. Şunu da belirtmekte fayda var Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğüne bağlı olan Karagöl’e araçla giriş ücreti 17 TL, kişi başı giriş ücreti ise 4 TL.
ÖRDEKLERİ ELLERİNİZLE BESLEYİN
Karagöl’de bulunan Kazlar sizlerden ürkerek saldırmak isteseler de, ördekler ise tam tersine hemen sizin yanınızda bitiyorlar. Göl kenarında bir masaya oturduğunuzda ördekler suyun için size yaklaşıyorlar isterseniz onları beslemek için suya yiyecek atın isterseniz tutun onlar gelip alsın.
Öte yandan Karagöl’le ilgili olarak mitolojik efsanelerde bulunmakta bunlardan bazıları şu şekilde;
ÇOBAN VE AĞANIN KIZI
Karagöl’de yaşayan çoban, ağanın kızına aşık olur. Ağa, çobana içi açılan bir baston verir. Altın liralarla tamamen doldurması halinde kızın vereceğini söyler. Doldurmuş ama koyunlarından biri Karagöl’ün kıyısından ayrılmayınca bastonu koyuna doğru fırlatmış çoban. Baston, gölün içinde kaybolmuş. Bastonunu ve altınlarını kaybeden çobana ağa kızını vermemiş. Karagöl’ü terkeden çoban 30 yıl sonra Menemen Emiralem civarında bir bastoncu da görmüş göle attığı bastonu. Satın alıp içini açmış ve işte o bastonmuş. Yine Karagöl’e atmış. Zamanı aşan ama zamane insanına hitap eden bir efsane.
KÖY GÖL, KÖYLÜLER BALIK
Bir başka efsane… Hz. Hızır dilenci kılığında köye gelir ve yardım ister. Bir kadının dışında hiç kimse yardım etmez. Hz. Hızır, bu kadını yanına alarak köyü terk eder. Köy suya batar, insanlar da balık olur. Köyün battığı yerde oluşan gölün suyunun rengi de siyah olduğundan göle Karagöl denir. Kötülüğe meyilli, iyilikten anlamayan insanların ders almasını murat eden bir efsane.
TANTALOS İŞKENCESİ
Bir diğer efsane ise M.Ö. 600 yıllarında yaşadığı ileri sürülen Tantalos, mitolojiye göre baştanrı Zeus ile bir insan dilber Pluton’un çocuğudur. İzmirli Kral Tantalos, Manisa Spil dağında Frigya halkı ile birlikte yaşardı. Tanrıların sofrasına oturabilen Tantalos, Olimpos tanrılarının hışmına uğradı. Anadolu tanrıçası Kibele’ye inandığı için Hellen tanrılarını küçük gören ve onların kudretlerini sınamaya kalkan Tantalosa verilen ceza, dünyanın her köşesinde “Tantalos işkencesi” diye anıldı. Zeus, onu yer altı ülkesinde ebedi açlık ve susuzluğa mahkum etti. Mitolojiye göre Tantalos, Spil dağında bir yere atılarak cezalandırıldı. Bu yarık daha sonra göl haline gelerek “Tantalos gölü” diye anıldı. İşte bu Karagöl’dür.
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.