Turgutlu Tanıtım ve Haber Sitesi

“Sabrı Tükenen Halk Ayaktadır”

“Sabrı Tükenen Halk Ayaktadır”
05 Haziran 2013 - 14:45 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Eğitim-Sen Turgutlu Temsilcisi Engin Ok

“Sabrı Tükenen Halk Ayaktadır”

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Turgutlu Temsilciliği Turgutlu eski Belediye Binası bahçesinde basın açıklamasında bulundu.

Sendika üyelerinin yanı sıra açıklamaya CHP Manisa Milletvekili Hasan Ören, CHP İlçe Başkanı Vahit Doğrucu, bazı sivil  toplum örgütleri, öğrenciler ve vatandaşlarda katıldı.

Eğitim-Sen Turgutlu Temsilcisi Engin Ok yaptığı basın açıklamasında “Türkiye’de son bir haftadır yaşananlar, çok uzun süredir gecenin karanlığının hakim olduğu bir ülkede eşitliğe, özgürlüğe, demokrasiye hasret bırakılan tüm kesimlerin umutlarını yeniden filizlendiriyor. Silmeye, unutturmaya çalışanlara inat, topraklarımızda süren toplumsal mücadeleler tarihine yeni sayfaların eklenişine tanıklık ediyoruz” dedi.

Ok “Taksim Gezi Parkı’na AVM yapılmasını dayatan talana ve ranta karşı başlatılan protestoları zor kullanarak bastırabileceğini zanneden AKP iktidarı tüm dikta rejimlerinin baş belası, en sağlam kayaya, halka toslamış bulunuyor.  Gezi parkındaki doğa katliamına karşı demokratik haklarını kullanarak tamamen barışçıl eylemler gerçekleştirenlerin, canına kast eden boyutlara ulaşan şiddet ile karşılaşması yıllardır haksızlık ve hukuksuzlukla kuşatılanlar için bardağı taşıran son damla olmuştur.  Baskı ve zulüm düzenine karşı ülkenin dört bir tarafında milyonların sahiplendiği, omuz verdiği Gezi Parkı direnişi bir halk hareketine dönüşmüştür. Bizler; tüm baskıların, devlet terörünün üzerine direniş kararlılığıyla yürüyerek ülkesine ve geleceğine sahip çıkan başta gençlerimiz olmak üzere tüm halkımızı selamlıyoruz. Türkiye`nin aydınlık geleceği için yürütülen bu onurlu mücadelede hayatını kaybedenlerin ailelerine, yakınlarına başsağlığı, yaralılara acil şifalar diliyoruz.”

“Gezi parkı direnişi halkı kul olarak gören, marjinal, çapulcu olarak nitelendirecek kadar pervasızlaşanların gaz bombalarının dumanı, sisi ile perdelemeye çalıştığı emek ve demokrasi düşmanlığını tüm çıplaklığıyla ortaya sermiştir. Sokak sokak, mahalle mahalle tüm ülkeye yayılan tepkiler sadece Gezi Parkı’nı değil, bütün bir ülkeyi sermayenin talanına açan, yıllardır emek ve demokrasi düşmanlığının bayraktarlığını yapanlara karşı halkın yükselen tepkisinin ifadesidir. Tüm acılara, kayıplara rağmen zulme karşı kenetlenen milyonların mücadelesini hala anlamak istemeyen AKP iktidarı ve iflah olmaz yandaşları on yılı aşkın bir süredir katmerleşerek artan yağma ve sömürü düzeninin ülkemizde yarattığı tahribatı, halkta, emekçilerde biriktirdiği öfkeyi görmezden gelmektedir”

“Onlara göre ülkenin hapishanelerindeki milletvekilleri, sendikacılar, gazeteciler, avukatlar, öğrenciler teröristtir. Bunun için yargılanmalarına, mahkemeye çıkarılmalarına gerek de yoktur. Onlara göre her istediklerinde boy gösterdikleri yandaş medya, sordukları çanak soruları cevaplamalarında bile yardımını esirgemeyenler varsa basın özgürlüğü sağlanmıştır. El etek öpen, iktidarlarında himmet bekleyen yandaş sendikaların hormonlu büyümesi sürdükçe sendikal hak ve özgürlükler garanti altına alınmıştır. İktidarlarının hedef gösterdiği her insan ve kurum hakkında dava açabilen savcılar, muhalif tüm seslere ceza yağdıran özel yetkili mahkemeler oldukça yargı bağımsızdır”

“Oysa bugün ülkemizin  her geçen gün daha fazla içine çekildiği emperyalist savaşa,  inançlara ve kimliklere yönelik ötekileştirmeye, emeğin haklarını yok etmeye yönelik saldırılara, üniversiteleri sermayenin hükümranlığına açan uygulamalara, kısacası baskı ve zulüm düzenine karşı artık sabrı tükenen halk ayaktadır.

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın yapması gereken tek şey, günlerdir baskı ve şiddetle engelleyemediği bu halk iradesi önünde boyun eğmek ve bunun gereklerini yerine getirmektir. Tüm gözaltına alınanlar ve tutuklananlar derhal serbest bırakılmalıdır. Taksim Gezi Parkına Topçu Kışlası ve AVM yapılması planı iptal edilmelidir. Başta Taksim olmak üzere şehirlerin meydanlarına konulan toplanma yasakları kaldırılmalı, biber gazı kullanımı yasaklanmalıdır”

“Her türlü baskıya rağmen sesini yükselten, kamu emekçilerinin vicdanın sesi olma kararlılığından ödün vermeyen Eğitim-Sen olarak iş güvencesinden asla taviz vermeyeceğimizi, sendikal hak ve özgürlüklerimizin daha da daraltılmasına izin vermeyeceğimizi defalarca ifade ettik. 21 Mayıs 2013 tarihinde yaptığımız basın toplantısıyla kamu emekçilerinin iş ve ücret güvencesini adım adım ortadan kaldırmayı hedefleyen saldırılara güçlü bir cevap vermek için 5 Haziran’da bir günlük bir uyarı grevi gerçekleştireceğimizi tüm kamuoyuna ilan ettik.”

“Turgutlu’nun akciğerleri ve Gediz Ovası’nın can damarı olan Çaldağı’nda  bir çevre katliamı yaşanıyor. Halkın topraklarına sahip çıkarak kendi elleriyle diktiği yüz binlerce ağaç tüm bilimsel ve sosyal tepkilere rağmen gözlerimizin önünde yok ediliyor. Dünyanın en önemli tarım havzalarından biri olan 1nci sınıf tarım arazisi üzerinde, dünyanın hiçbir bölgesinde uygulanmasına izin verilmeyen bir madencilik yöntemini uygulamak, tüm Gediz vadisini yok edecek kadar ciddi bir çevre katliamıdır! Bu madencilik değil, bir cinayettir. Bizler burada böyle bir madencilik işletmesine izin vermeyeceğiz ve Gediz vadisinin gözlerimizin önünde yok edilmesine göz yummayacağız. Bizler artık çok iyi biliyoruz ki Gediz Ovası’nda toprağın üstü altından çok daha değerlidir. Selam olsun toprağına ve ağacına sahip çıkanlara ve bunu bize hatırlatan TURÇEP’e” dedi.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER