1. Ege Çevre Kurultayı Yapıldı

1. Ege Çevre Kurultayı Yapıldı
banner43
tur1

1.Ege Çevre Kurultayı 9 Kasım Cumartesi günü Turgutlu’da yapıldı. Turgutlu Lisesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen kurultaya Ege Bölgesi’nden ve ülkenin dört bir yanından yaşam savunucuları katıldı.

TURÇEP'in ev sahipliğinde Turgutlu'da gerçekleştirilen 1. Ege Çevre Kurultayı'na katılan çevre örgütleri arasında göze çarpanlar ise EGEÇEP, KOZAK, KOYAP, GÜLDER, MAYADER, BERGAMA ELELE HAREKETİ, AYVALIK TABİAT PLATFORMU, YEŞİL GERZE ÇEVRE PLATFORMU, TEMA Vakfı, Manisa Akademik Odalar Birliği yanı sıra, ayrıca Salihli, Akhisar, Soma, İzmir Dikili, Aliağa, Aydın Çine, Muğla Fethiye gibi bölgelerden de çevreci gurup ve çevrecilerin katılım gösterdiği oldu. Bu arada kurultaya yetişemeyen Su Platformu ve Çanakkale ve diğer çevreci guruplarının da kurultaya ilettikleri başarılar dileyen mesajları salonda bulunan konuklara sunuldu.

Çevre dramlarının ardında iktidarın politikası ve sermayenin çevre düşmanlığı var.

TURÇEP Sözcüsü Yıldız Aktaş’ın kısa açılış konuşmasının ardından platformdan Metin Sert, Çaldağı’ndaki nikel madeni ve buna karşı verilen mücadele ile ilgili kısa bir sunum yaptı. Metin Sert, nikel madeninin işletilmesi durumunda 15–20 yıl sonra Gediz Vadisinde yaşamın kalmayacağına dikkat çekti. Çal Dağı'nda nikel işletmelerin hayatı her anlamda tehdit ettiğini ve yaşanan tehdide karşı yurttaşları duyarlı olmaya çağıran Sert, sunumu sırasında eski Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe’nin NTV televizyon kanalına yaptığı açıklamalar ile AKP’li Turgutlu Belediye Başkanı Serhat Orhan’ın açıklamalarına ilişkin bazı bölümleri de izlettirerek, işlenen çevre katliamının siyasi iktidarların izlediği politikalarla bağlantılı olduğunu dile getirdi.
 Çaldağı örneği Türkiye’nin sömürgeleştirilmesi planını açığa çıkardı

Türkiye'nin ciddi ve korkunç çevresel felaketlerle ile karşı karşıya olduğunu söyleyen Sert, Yüksekova'dan, Karaburun'a kadar yaşanan çevresel tehdit ve felaketin ardında yatan gerçeklerin kapitalist sistemin ve sermaye düzeninin çevreye ve doğaya karşı saldırgan bir anlayış içerisinde olmasına dayandığını ifade etti. Mevcut madencilik yasasının Türkiye’nin sömürgeleştirilmesi projesinin bir parçası olduğunu ve yaşanan çevre dramlarının ardında da böyle bir gerçeğin yattığını ileri süren Metin Sert, madencilik yasasına karşı mücadele çağrısı da yaparken, kurultaydaki mücadele kararlılığının bir çığ gibi büyüyerek ülkeyi saracağına inandıklarını da dile getirdi.

 Yapılanlar doğanın sömürüsü ve özelleştirilmesidir.

Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Prof. Dr. Üyesi Beyza Üstün, yaptığı çerçeve sunumunda sermayenin krize girdikten sonra bundan kurtulmak için tüm yaşama saldırdığını dile getirdi. Üstün, “Son krizlerinde ise doğrudan doğayı metalaştırmak istiyorlar. Örneğin suyu paketliyorlar. Yapabileceğimiz bu saldırıdan yenik düşecekler adına, hepimiz, tüm ekosistem adına mücadele edebilirsek ve bir başka yaşam şeklini örebilirsek, bizim karşımızda durmaları mümkün değildir. Tüm canlıların yaşam hakkını savunduğumuz için mücadelemiz meşrudur, hukukidir” diye konuştu.

23 Kasım’da Turgutlu’da miting

Kurultayın bu son bölümünde ayrıca TURÇEP tarafından 23 Kasım tarihinde Turgutlu’da bir miting yapılmasının planlandığı da açıklanarak, bu kurultayın ardından mitingin taşıdığı anlam ve öneme dikkat çekildi. 23 Kasım tarihindeki mitingin bu kurultayla birlikte ilk etapta Ege Bölgesi’nde çevre mücadelesine ivme kazandıracak bir kıvılcım anlamına da geleceği ve ardından yapılacak diğer çevre mitingleri ve etkinliklerle birlikte bir meşalenin yakılmasına da yardımcı olacağı ifade edildi.

 
Güncelleme Tarihi: 11 Kasım 2013, 11:40

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER

banner4