'TURGUTLU HALKI KOBAY OLMAYACAK'

'TURGUTLU HALKI KOBAY OLMAYACAK'
turgutlu_halki_kobay_olmayacak_21

Bilgilendirme ve istişare toplantılarını sürdüren TURÇEP, bilgilendirme toplantılarına Eğitim-Sen’de devam etti. Yapılan bilgilendirme toplantısında Turgutlu halkının kobay olmaması için bilgilendirme çalışmalarının devam ettiği bildirildi.

TURÇEP’in yeni dönem çalışma takvimi doğrultusunda bileşenlerini bilgilendirme ve istişare toplantıları devam ediyor. Bu kapsamda her toplantısını bir başka bileşeninde yapan TURÇEP’in geçtiğimiz toplantısı da bileşenleri arasında yer alan 3 öğretmen sendikasından biri olan Eğitim-Sen’de gerçekleşti. Toplantıda Çaldağı’ndaki maden şirketinin 2. ÇED sürecine ilişkin değerlendirmeler tekrar aktarılırken, yeni dönem çalışma takvimi ve madene karşı yürütülen mücadelede geleceğe dönük yapılacaklar konusundaki bilgiler de detaylandırıldı.

Eğitim-Sen’deki toplantıda Tema Turgutlu Temsilcisi Ayla Yönet, Çaldağı’ndaki maden işletmesinin kapatılması için TURÇEP tarafından 24 Haziran’da başlatılan “Bir mektup da sen yaz” kampanyasını TEMA Vakfı’nın da sahiplendiğini belirterek, TEMA Vakfı’nın son toplantısında TURÇEP’in başlattığı “bir mektup da sen yaz” kampanyasının yurt genelinde yaygın hale getirilmesi kararı alındığını açıkladı.

Uygulanmak istenen bu madencilik yöntemine neden dünyanın hiçbir ülkesinde izin verilmediği konusunda açıklamada bulunan TURÇEP “İngiliz şirketi projesi olan bu madencilik projesinin dünyada ilk kez Turgutlu’da uygulanmak istenmesinin anlamı, bu tip madenciliğe dünyanın hiçbir ülkesinde izin verilmemesi. Şirketi daha önce bu yöntemi uygulamak istediği Avrupa ve Balkanlardaki tüm ülkelerden kovulmuş, sonrasında 3’ncü dünya ülkesi gibi gördükleri Türkiye’de bu işin daha kolay olacağı düşüncesi ile ülkemize geldiler. Ancak Turgutlu halkı da madene karşı verdikleri mücadele sonucu İngiliz şirketini kovdu. İngiliz şirketi bu kez de şaibeli bir ihale ile tesisleri bir Türk firmaya devretti. Aynı projeyi bir Türk firma olarak uygulamak üzere tesisleri devralan Madencilik şirketi de bu nedenle taşeron bir firmadır. Ancak halkımızın topraklarına sahip çıkma mücadelesi Madencilik şirketine de geçit vermemiş ve bu kez de yeni şirket şirketinin aldığı ÇED raporundan vaz geçerek yeni bir ÇED süreci başlatmıştır. Bu ÇED’in de bilimsel olmadığı, uyduruk bir şekilde hazırlandığı ve sadece madenin yaratacağı tehlikeleri gözlerden kaçırmak amacıyla hazırlandığı ortadadır. Bu nedenle ÇED raporu onaylansa da, her türlü izni almayı başarsalar da, dünyada hiçbir ülkede uygulanmasına izin verilmeyen bu madenciliğe Turgutlu halkı izin vermeyecek ve bu madeni çalıştırmayacaktır. Çünkü Turgutlu halkı kobay değildir” denildi.

Toplantıda ayrıca Çaldağı’ndaki madenin ülke ekonomisine ve halka hiçbir faydası olmadığı, sadece şirketten nemalanan 3–5 kişinin çıkarına yönelik olduğu vurgulandı. ÇED raporuna göre 15 yılsonunda madenin bırakacağı gelirin 1 milyar dolar, kesintilerden sonra kalan miktarın ise 163 milyon dolar olacağı belirtilirken, “Oysa Turgutlu’nun 15 yılda sadece tarımdan sağladığı gelir 5 milyar doların üzerinde. Manisa ovasının da sadece tarımdan, sadece 1 yılda sağladığı gelir ise 2 milyarın üzerinde ve bu da maden işletme süresi olan 15–20 yılda 50 milyar doları geçiyor. Hiçbir akıl madenin 20 yıl sonrasında bir defaya mahsus bırakacağı 163 milyon için Turgutlu’nun sağladığı 5 milyardan veya Manisa ovasının 1 yılda sağladığı 2 milyardan vaz geçmez” şeklinde değerlendirmeler yapılırken, sonuç olarak şöyle denildi: “Üstelik yaratacağı çevresel tehdit yöremizi Çernobil felaketi gibi bir faciayla da tanıştıracak. Rakamlar da yöremizde toprağın üstünün altından çok daha değerli olduğunu koyuyor. Hesap bu kadar ortadayken Çaldağı’ndaki bu maden işletilmesinin hiçbir anlamı yok. Bu nedenle Turgutlu halkı kobay değildir ve maden işletmesi kesinlikle kapatılmalıdır”

 
Güncelleme Tarihi: 21 Temmuz 2014, 10:41

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER

banner4