BAKIRLIOĞLU ÜRETİM SÖZLEŞMELERİNİ GÜNDEME GETİRDİ

Salçalık domates üreticilerinin üretim sözleşmelerinden kaynaklanan sorunlarını gündeme getiren CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi BAKIRLIOĞLU "sözleşmeli tarım" uygulamasının çiftçiyi sömüren bir sisteme döndüğünü söyledi. 

BAKIRLIOĞLU ÜRETİM SÖZLEŞMELERİNİ GÜNDEME GETİRDİ
banner43

Devletin kontrol ve koordine etme görevini yerine getirmediğini bu nedenle çiftçinin, üreticinin hakkını arayamadığını belirten Bakırlıoğlu Tarım ve Orman Bakanına soru önergesi vererek üretim sözleşmelerinin sıkı denetimi için neler yapılacağını sordu.  
Son günlerde ilçe ilçe dolaşarak domates üreticileri ile bir araya gelen CHP Milletvekili Bakırlıoğlu yaptığı açıklamada; salçalık domates üreticileri 50 kuruştan sözleşme imzalamalarına rağmen fabrikalar domatesi 30 kuruştan alıyor, yada almayarak çiftçiyi zor durumda bırakıyor. 
Zarar eden sözleşmeli üretim mağduru çiftçiler üzerindeki ürünleri toplamadan tarlalarını sürmeye başladı.
Çiftçi hakkını arayacak durumda değil.
Çünkü sözleşme nüshaları yasal olarak zorunlu olmasına karşın çiftçilere, Tarım ve Orman Müdürlüklerine verilmiyor. 
Bu sorunu meclis gündemine getirmek amacıyla Tarım ve Orman Bakanın soru önergesi verdim. 
Ülke genelinde yapılan üretim sözleşmeleri sayısını, tarım ve orman müdürlüklerine ne kadarının teslim edildiğini sordum. Yönetmelik gereği ilgili kurumlara teslim edilmesi gereken sözleşmelerin neden teslim edilmediğini ve Bakanlık olarak nasıl bir yaptırım uyguladıklarını sordum. 
Burada asıl irdelenmesi gereken konu “sözleşmeli üretim” modeli.
Ülkenin birçok bölgesinde ve Manisa’da yaygın olarak uygulanıyor. 
Salça fabrikaları, konserve ve turşu fabrikaları, tütün şirketleri Manisa bölgesinde sözleşmeli üretim yaptırıyorlar. 
Üreticiler ve firmalar arasından ürünün ekimi, dikimi veya çiftçinin belirli bir ekiliş alanı ve üretimi gerçekleştirme sorumluluğu yüklemesine karşın, firmalarında elde edilecek ürünü belirli koşullarda almayı garanti ettiği anlaşamaya dayalı üretim ve pazarlama modeli olarak ortaya çıkan sözleşmeli üretim modeli herkesin yararına bir model olmadığı sürece sürdürülebilir değildir. 
Sözleşmeli Tarım Amacından Sapmıştır
Üreticiyi satış, sanayiciyi hammadde, tüketiciyi de sağlıksız ürün derdinden kurtaracak denilerek uygulamaya konulan sözleşmeli üretim modeli maalesef üreticinin aleyhine dönmüştür. Adeta çiftçi üzerinden bir sömürü düzeni kurulmuştur. 
Çiftçi sözleşme şartlarını yerine getirmediğinde, firmalar yüklü tazminatlar almak için yasal yollara başvururken, firmalar sözleşme şartlarına uymadığında ya da taahhüt ettikleri fiyattan ürünü almadıklarında çiftçinin elinde bir belge olmadığından ve resmi kurumlara da bu belgeler teslim edilmediğinden çiftçi hakkını arayamamaktadır.
Mevzuatta olmasına rağmen, uygulamada çiftçinin hakkını koruyacak bir sistem kurulamamıştır.
Yasal Yükümlülükler Yerine Getirilmiyor 
Ortada bir sözleşme var fakat yönetmelik gereği çiftçiye ve Tarım ve Orman Bakanlığı il ve ilçe müdürlüklerine teslim edilmesi gereken nüshalar verilmiyor.  
Tarımsal potansiyeli en yüksek, en fazla sözleşmeli üretim yapılan Akhisar ve Salihli İlçe Tarım ve Orman Müdürlükleri ile görüştüm. Kendilerine bir tane bile sözleşme gelmediğini belirttiler. 
Türkiye genelinde de durumun farklı olmadığı çiftçi örgütleri tarafından dile getirilmektedir ifadelerine yer verdi. 
Çözüm; Güçlü Çiftçi Örgütlerinden Geçmektedir. 
Çözümün güçlü çiftçi örgütlerinden geçtiğini ifade eden CHP manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu Sözleşmeli üretim modelinde çiftçiyi koruyacak bir kontrol sisteminin kurulması için devletin kontrol ve koordine etme görevini mutlaka üstlenmesi gerektiğini ve bu amaçla çiftçilerle imzalanacak üretim sözleşmelerinin geçerli olabilmesi için ziraat odası başkanlıklarının, ya da il ve ilçe tarım ve orman müdürlüklerinin huzurunda, onların şahitliğinde imzalanması şartı getirilmesini istedi. 
 
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Aşağıdaki sorularımın aracılığınızla Sayın Tarım ve Orman Bakanı Bekir PAKDEMİRLİ tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. Saygılarımla
 
  Ahmet Vehbi BAKIRLIOĞLU
Manisa Milletvekili
 
Üreticiler ve firmalar arasından ürünün ekimi, dikimi veya çiftçinin belirli bir ekiliş alanı ve üretimi gerçekleştirme sorumluluğu yüklemesine karşın, firmalarında elde edilecek ürünü belirli koşullarda almayı garanti ettiği anlaşamaya dayalı üretim ve pazarlama modeli olarak ortaya çıkan sözleşmeli üretim yaygın olarak kullanılmaktadır. 
Üreticiyi satış, sanayiciyi hammadde, tüketiciyi de sağlıksız ürün derdinden kurtaracak denilerek uygulamaya konulan sözleşmeli üretim modeli maalesef üreticinin aleyhine dönmüştür. 
Bunun son örneğini Manisa’lı salçalık domates üreticileri yaşamaktadır. 50 kuruş üzerinden sözleşme yapmalarına rağmen fabrikalar değişik gerekçelerle fiyatı 30 kuruşa kadar düşürmektedirler. 
Buradaki sorun, sözleşmeyi daha çok aracıların yapması, sözleşme nüshalarının çiftçiye ve Bakanlığınız il ve ilçe Müdürlüklerine verilmemesidir. 
Çiftçi sözleşme şartlarını yerine getirmediğinde, firmalar yüklü tazminatlar almak için yasal yollara başvururken, firmalar sözleşme şartlarına uymadığında ya da taahhüt ettikleri fiyattan ürünü almadıklarında çiftçinin elinde bir belge olmadığından ve resmi kurumlara da bu belgeler teslim edilmediğinden çiftçi hakkını arayamamaktadır.
Mevzuatta olmasına rağmen uygulamada çiftçinin hakkını koruyacak bir sistem kurulamamıştır.  
5488 sayılı Tarım Kanununda sözleşmeli tarımın özendirilmesi ve desteklenmesi hüküm altına alınarak 26 Nisan 2008 tarihinde Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından Sözleşmeli Üretim İle İlgili Usûl ve Esaslar Hakkında Yönetmelik Resmi Gazetede yayımlanmıştır. 
İlgili yönetmelikte, “üretici ile alıcı bu maddenin dördüncü fıkrasında belirtilen tüm bilgi ve hükümleri içeren bir sözleşme imzalar. Sözleşme, bir nüshası üreticide, bir nüshası alıcıda ve bir nüshası da Bakanlık il/ilçe müdürlüğünde kalacak şekilde 3 nüsha halinde düzenlenir” denilmesine rağmen Manisa’daki ilçe Tarım ve Orman Müdürlüklerine bir tane bile sözleşme verilmediği bilgisine ulaştım. 
Türkiye genelinde de durumun farklı olmadığı çiftçi örgütleri tarafından dile getirilmektedir. Sözleşmeli üretim modelinde çiftçiyi koruyacak bir kontrol sisteminin kurulması, il ve ilçe 
Tarım ve Orman Müdürlüklerine teslim edilmeyen sözleşmelerin geçersiz kılınması yönünde gerekli önlemlerin alınması gerekmektedir. 
Bunlara göre;
1-         Türkiye genelinde 2019 ve 2020 yıllarında Bakanlığınız Tarım ve Orman İl ve İlçe Müdürlüklerine teslim edilen sözleşme miktarı sayısı nedir? Sözleşmelerin üretim miktarı ve parasal değeri toplamı ne kadardır? Bu sözleşmelerin illere göre dağılımı nedir?Bu miktar toplam sözleşmelerin % kaçını oluşturmaktadır? 
2-         Manisa genelinde 2019 ve 2020 yıllarında Bakanlığınız Tarım ve Orman İl ve İlçe Müdürlüklerine teslim edilen sözleşme miktarı sayısı nedir? Sözleşmelerin üretim miktarı ve parasal değeri toplamı ne kadardır? Bu sözleşmelerin ilçelere göre dağılımı nedir? Bu miktar toplam sözleşmelerin % kaçını oluşturmaktadır? 
3-         Sözleşmeli Üretim İle İlgili Usûl ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 5 inci maddesi gereğince sözleşmelerin İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerine teslim edilmemesi durumunda Bakanlığınızca adli ve idari yaptırımlar nedir? 
4-         Üç nüsha olarak düzenlenen sözleşme nüshalarının çiftçiye verilmemesi ve Bakanlığınız birimlerine teslim edilmemesi hususunda oluşan sıkıntıyı aşmak amacıyla hangi tedbirler alınacaktır? 
5-         Üretim sözleşmelerinin Bakanlığınız il ve ilçe Müdürlükleri veya ziraat odası başkanlıkları huzurunda, onların hakemliğinde imzalanması konusunda yasal bir düzenleme yapılması düşünülüyor mu?
 

Kaynak: Haber Merkezi

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER

banner4